‘Kabus doktor’ profesör Süleyman Salih Zoroğlu hakkında anlatılanlar kan dondurdu! ‘Benim gibilerini bulup eve kapatıyor’

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Aile İçi ve Hanıma Yönelik Suçları Soruşturma bürosu tarafınca hazırlanan iddianamede yaşları 7 ila 18 içinde değişen 21 mağdur çocuğa şüphelinin süratli bir halde ‘Çoklu kişilik bozukluğu’ tanısı koyarak, seanslar esnasında ‘ketamin’ maddesi verdiği, cinsel içerikli sorular yönelttiği, ailenin çeşitli üyelerini istismarla suçlayarak maddi talepler içeren tehditvari girişimlerde bulunmuş olduğu açıklandı. Ek olarak şüphelinin evlatları kendi tutacağı bir eve yerleştirmeye ve yurt dışına göndermeye çalmış olduğu yönünde şikâyetçi beyanları olduğu anlatıldı.

-quotkabus-doktorquot-hakkinda-dava-acildi--1_3274_dhaphoto1

İSTENEN CEZA BELLİ OLDU

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Aile İçi ve Hanıma Yönelik Suçları Soruşturma bürosu tarafınca hazırlanan iddianamede Süleyman Salih Zoroğlu’nun uyuşturucu yada uyarıcı madde ticareti yapma yada sağlama, eziyet, karacılık, kişiyi hüviyetinden yoksun kılma, şantaj, uyuşturucu madde kullanımına özendirme, kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirme ve hususi yaşamın gizliliğini ihlal suçlarından 943 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılması istendi.

Hazırlanan iddianamede kan donduran detaylar ortaya çıktı. Mağdur çocuklar beyanında, Zoroğlu’nun Ketamin kullandığını gizlemek istediğini, ailelerinden ayrılmaya çalışıldıklarını ve aile üyeleri tarafınca istismara uğradıkları mevzusunda yönlendirildiklerini söylemiş oldu.

AW087898_02

“BENİ BİR EVE KAPATTI”

Mağdur çocuklardan T.Ş. sanık Zoroğlu’nun kendisine Ketamin verdiğini söyleyerek “Annem ile ilgili ne anlattığımı tam hatırlamıyorum, o süre ilaç yüzünden kafam kötüydü. O süre anlattıklarım aslen doktorun durduk yere ortaya çıkardığı bir şey. Bu tabip benim benzer biçimde DKB hastalarını bulup bazı evlere kapatıyor. Olmayan şeylerle ilgili suçlamalarda bulunuyor ve evlatları ailelerinden ayırıp kullanıyor. Örnek olarak beni bir eve kapatmıştı, orada 2 tane kız vardı 18 ve 19 yaşlarında. Birinin adı B. ötekinin adı ise N.’ydi. Bu kızlar doktorun babasının evindeydi” şeklinde anlatımda bulunmuş olduğu iddianamede kaydedildi.

Mağdur E.C. ise “Bu psikiyatristin adı Süleyman Salih Zoroğlu’dur. DKB tanısı koydu ve her hafta gelmemi istedi. Sonrasında bana burnumdan bir ilaç vermeye başladı. İsmi Ketamin’miş. Kullanmaya başladığım zamanlarda birazcık mayhoş benzer biçimde oluyordum. İki burnuma da 3-4 kere sıkıyordu. Ben her hafta gitmeye başladıktan kısa bir süre sonrasında Ketamin vermeye başladı. Bu ilaçları kaçak olarak getiriyorlardı. Bir de eczane ile anlaşıp yetişim icra eden tabip getiriyordu. Bir süre sonrasında bana fısfısın pek tesir etmediğini görünce iğne kullanmaya başlayacağını söylemiş oldu. Ben fısfıs kullandığım dönemde rahatsız etme vakalarına girmeye çalışıyordu. Biz fısfısı 4-5 kez kullandıktan sonrasında Ketamin ile iğne vurmaya başladı. Bu iğneyi Süleyman Salih Zoroğlu yapıyordu. İlk kullandığımda kendimi fena hissetmiyordum şu sebeple dozunu azca kullanmaya başlamıştı. Fakat zaman içinde dozunu artırmıştı. Ben koltukta uzanıyordum fakat ne konuştuğumu hatırlamıyorum. Süleyman tabip, ses ve görüntü kaydına alıyordu. Ben dinlediğim süre ne konuştuğumuzu hatırlıyordum. Sonradan dinlediğim kayıtlarda ‘Sana mı dokundu?’ gibisinden sorup, olmasa bile oluyormuş benzer biçimde bir tesir vermeye başlıyordu” ifadelerini kullandı.

-quotkabus-doktorquot-hakkinda-dava-acildi--1_3274_dhaphoto2

“BABAMLA GÖRÜŞMEME ASLA İZİN VERMİYORDU”

Mağdur E.C. beyanının devamında “Ben sık sık Ketamin adlı ilacı kullanmaya başladıktan sonrasında artık kendimi kaybetmeye başlamıştım. Ben artık krizlerin bitmesi için her şeyi hayata geçirmeye hazırdım. 20 kilo vermiştim. Şubat ayına doğru kendime gelmeye başlamıştım. Mart benzer biçimde birazcık daha iyiydim. Süleyman tabip bunu öğrenince bana bayağı kızdı ve Mart ayında beni geri başlattı. Artık o denli kriz geçiriyordum ki kafayı yiyordum, o yüzden ilaçları bırakmıştım. Bağışıklığım fazlaca azalmıştı. Babamla görüşmeme asla izin vermiyordu, ‘Onunla görüşmeyeceksin sana bu tarz şeyleri bu tarz şeyleri yapmış oldu’ diye söylüyordu. Bu tarz şeyleri bana Ketaminliyken söylüyordu. Ben Ketaminliyken dediklerimin çoğunu hatırlamıyordum fakat bir yerden sonrasında kendime geldiğimde hatırlamaya başladım. Bana hipnoz etkisindeyken ‘Evet E. sen bu tarz şeyleri yaşadın, bu tarz şeyleri annen ve ağabeyin de biliyormuş fakat seni umursamamışlar’ diye söylüyordu“ dedi.

Bir öteki mağdur çocuk H.Ö.’nün ailesinin soruşturma dosyasına sunmuş olduğu sesli ileti çözümünde ise sanık Süleyman Salih Zoroğlu’nun “H., bu şekilde ben tedaviye gelmek istemiyorum söylediğinde dosyayı biz kapatıyoruz zannediyorsunuz herhalde. Dosya kapatma bu şekilde vakalarda şu şekilde oluyor; dosyayı kapatıyoruz savcıya veriyoruz, eğer savcıya gitmesini istemiyorsan adam benzer biçimde gel buraya tedavi ol” söylediği açıklandı. Öte taraftan mağdur H.Ö.’nün Zoroğlu’na gönderilmiş olduğu, “Hocam ben H., ben size babamla ilgili bir şey dediğimi hatırlamıyorum ve ben ailemi bırakıp bir yere gitmek istemiyorum, lütfen siz de daha çok uğraşmayın bu mevzuyu kapatın ben daha çok sizinle tedavi görmek istemiyorum” şeklindeki mesajın ekran görüntüsünün tespit edilmiş olduğu iddianamede kaydedildi.

-quotkabus-doktorquot-hakkinda-dava-acildi--1_3274_dhaphoto3

“BABAM HAKKINDA KONUŞMAK İSTEMESİ BENİ ÇILDIRTMIŞTI”

Mağdur çocuk M.Ç. ise beyanında “Annem, babam ve ben ilk olarak 2022 senesinin Ekim ayında kliniğe gittik. Devamlı olarak babamın mesleği, benim babamla aramdaki muhabbet, aile durumumuz mevzularında sorular yöneltiyordu. Ben de babamla aramın fazlaca iyi bulunduğunu, babamı fazlaca sevdiğimi, aile içinde bir problemimizin olmadığını söyledim. Üçüncü seansta benim burnuma dört kez fısfıs şeklindeki Ketamin maddesini sıkmaya başladı. Bana da Ketamin’in çocuklardaki kullanımının yasal olmadığını, hatta bunu kendisinin de yasal yollardan temin etmediğini, bu sebeple Ketamin kullandığını aileme söylememem icap ettiğini belirtmişti. Ben de o dönemde doktorun beni iyileştirmeye çalıştığını düşünerek aileme söylememiştim. Burnuma bahsettiğim fısfısı sıktığında artık ışığa karşı ileri derecede hassasiyetim oluşuyordu. Aslına bakarsanız Salih Hoca fısfıstan sonrasında ışıkları kapatıyordu. Kendimi her şeyden korkan, korumasız ve yarı baygın birisi olarak hissediyordum. Ben bu haldeyken Salih Hoca benimle konuşmaya devam ediyordu. Anne ve babamla evde herhangi bir problem yaşayıp yaşamadığımı, babamın ne iş yaptığını da sordu. Devam eden süreçte ben gene yoğun Ketamin tesiri altındayken ‘Babanın sana bir şey yapmadığından güvenli misin?’ dedi. Ben her seferinde babamı fazlaca sevdiğimi söylesem de Salih Hoca aşırı derecede ısrarlı bir halde ‘İyi düşün, böyle bir durum yaşanmış olabilir bana anlat’ diyordu. Devamlı olarak babam hakkında konuşmak istemesi beni çıldırtmıştı” dedi.

Mağdur M.Ç. beyanının devamında “Salih Hoca ile seanslarımızdan sonrasında gidişat iyi değildi, daha da kötüleşmeye başladım. Salih Hoca’ya ketamin maddesi kullanmak istemediğimi söyledim. Salih Hoca benim bu kesin halimi görünce kabul etti. Bigün evde kendime zarar vermek istedim. Aslına bakarsanız bugüne dek aileme bu mevzudan bahsetmemiştim. Kendimi fena hissedince polisleri arayıp yardım etmeleri icap ettiğini, yoksa kendime ya da ailemden birisine zarar vermeyi düşündüğümü söyledim. Bunun üstüne evimize polisler ve ambulans geldi. Annem de eve ulaşınca bana ne işe yaradığını sordu. Ben de artık daha çok gizleyemeyeceğimi, durumumun iyi olmadığını, Salih Zoroğlu’nun bana Ketamin maddesi uyguladığını, bu maddenin bana iyi gelmediğini ve seanslardaki cümlelerle benim rahatsızlığımı daha da arttırdığını, babam hakkında istismar iddialarında bulunduğunu söyledim. Bunun üstüne annem de babamla konuşarak bu doktora gitmemem icap ettiğini bana söylediler. O günden sonrasında Salih Hoca’ya gitmemeye karar verdik. Başka bir doktora gittim. Bu seanslarım devam ediyor ve bana fazlaca iyi geldi. Hakkaten iyi durumda olduğumu hissetmeye başladım. Salih Hoca’dan sonrasında fazlaca süratli bir iyileşme süreci yaşadım. Babamla aram fazlaca iyidir. Tamamen Salih Hoca’nın kullanmış olduğu maddenin ve yapmış olduğu yönlendirmelerin etkisiyle o dönemde bu şekilde düşünmüştüm. Bu sebeple Salih Zoroğlu ve tespit edilen tüm şahıslardan şikayetçiyim” dedi.

Kaynak: İHA-DHA

Keşfet
ANASAYFAYA DÖNMEK İÇİN TIKLAYINIZ
Sultanahmet'te tarihi binada çökme meydana geldi! Sultanahmet’te zamanı binada çökme meydana geldi!
10 İsrailli esir ile 4 Taylandlı Kızılhaç yetkililerine teslim edildi10 İsrailli tutsak ile 4 Taylandlı Kızılhaç yetkililerine teslim edildi
Sarıyer'de araçlar mahsur kaldı! "Esnaf perişan"Sarıyer’de araçlar mahsur kaldı! “Esnaf perişan”